26 Ekim 2010 Salı

Shooter (tür eleştirisi)


Bob Lee Swagger ABD ordusunda görevli keskin bir nişancıdır.Etiyopya’daki bir görevi sırasında askeri güçler tarafından arkadaşı Donnie ile savaşın ortasında yalnız bırakılır.Donnie öldürülür.Bu olay sonrasında Swagger görevinden soğur ve emekliye ayrılır.Birkaç yıl sonra hükümet yetkilileri Swagger’ı tekrar göreve çağırır.Görevi ABD başkanına düzenlenecek suikastı engellemektir.Swagger görevi kabul eder.Ancak çok geçmeden kendisine tuzak hazırlandığını fark eder.Swagger suikastın suçlusu olarak aranmaktadır.Swagger kurulan komployu çözmek için Etiyopya’da ölen arkadaşı Donnie’nin karısı Sarah ve FBI ajanı Memphis’ten yardım alır.Swagger aldığı profesyonel eğitim sayesinde devletin üst kademesindekilerle silahlı bir mücadeleye girer.Sonunda teslim olur,yargılanır ve serbest kalır.Swagger komployu hazırlayan iki önemli kişiyi daha öldürür.

Stephen Hunter’ın romanından sinemaya uyarlanan Shooter Jonathan Lemkin tarafından senaryolaştırılmıştır.Yapım Paramount Pictures’a aittir.Antoine Fuqua’nın yönettiği film aksiyon türündedir.Aksiyonda esas olarak izleyicinin dikkatini ayakta tutmak amacıyla hareket ön plandadır.Filmde de klasik Hollywood aksiyonlarında olduğu gibi dakikalarca süren bol kazalı,helikopter takipli sahneler,patlamalar,silahlı çatışmalar yer almaktadır.

Tür filmlerinin en temel özelliklerinden birisi ideolojiyi kullanmasıdır.Shooter da ideolojiyi öne çıkarmıştır.Shooter “iyi kahraman” ile kötüler arasındaki mücadeleyi konu almıştır.Kahraman rolündeki Mark Wahlberg vatanını seven,bayrağına bağlı,mesleğinde üst düzeyde başarılı,onurlu ve güçlü bir karakterdir. Bob Lee Swagger Etiyopya’da arkadaşı Donnie ile birlikte ülkesi için savaşmaktadır.Kayıplar vermeye başlayan Amerikan ordusu Swagger ve Donnie’yi gözden çıkararak savaş bölgesini terk eder.Donnie’nin telsizine yanıt gelmemeye başlayınca yalnız bırakıldıklarını anlarlar.Swagger ve Donnie hava saldırısına maruz kalır ve bunun sonucu Donnie ölür.Swagger inandığı değerlerin çökmesinin ardından emekliye ayrılır ve inzivaya çekilir.Bir dağ evinde köpeğiyle yaşamaya başlar.11 Eylül ile ilgili kitaplar okur.Evinin bir köşesinde ABD bayrağı vardır.Yönetmen böylelikle karakterin vatanına bağlılığının sürdüğünü anlatmaya çalışmaktadır.Birkaç yıl sonra kendini devlet yetkilisi olarak tanıtan Albay Johnson Swagger’ı tekrar göreve çağırır.Swagger’dan ABD başkanına yapılacak bir suikastı önlemesini ister. Swagger istemeden de olsa son kez ülkesine hizmet vermeyi kabul eder.Swagger zaaflarına yenik düşmüştür.Ülkesi için bu teklifi kabul etmiştir.Ancak bilmediği bazı gerçekler vardır. Bu görev ona devlet tarafından değil, hükümet içinde yuvalanmış gizli gündemi olan karanlık bir organizasyon tarafından verilmiştir.Swagger suikastı önlemek için üç şehirde araştırma yapar.Araştırma sahnelerinde dalgalanan ABD bayrakları Amerikan milliyetçiliği propagandasının bir aracı olarak kullanılmıştır.Swagger elde ettiği verileri yetkililere sunar.Albay Johnson Swagger’dan gözcülük yapmasını talep eder.O da başkanın konuşma yapacağı gün gözcülük yapar.Ancak Swagger komplo içine düşürülmüştür. Gerçekleşen suikastın suçlusu durumundadır.Ülkenin bütün gizli servisleri ve polislerinin yanı sıra sırları ortaya dökülen karanlık örgütleri artık onun peşindedir.

Her yerde takip edilen, kaçacak yeri olmayan, yardım alacak kimsesi bulunmayan Swagger, o güne kadar bildiği her şeyi testten geçirir. Bu mücadelesinde hayatında sadece iki kişi vardır.Bunlardan birisi, ihanete uğrayarak öldürülen eski tetikçi arkadaşının dul karısı Sarah Fenn,diğeri ise Swagger’a inandığı için kariyerini riske atmaktan çekinmeyen FBI ajanı Nick Memphis’tir.Bu iki kişinin yardımlarını alan Swagger, devletin içine sızan karanlık güçlerle silahlı bir mücadelenin içine girer. Bu mücadele birçok stratejik planı ve gerilimi barındırır.Yaşanan çatışmalarda birçok kişi ölür.Sonunda Swagger adalete inanarak teslim olur.Bu kararında elindeki kozların da payı vardır.Albay Johnson’un 400 kişilik bir toplu mezardan sorumlu olduğunu bilen Swagger mahkemeye çıkar.Mahkemede kendi suçsuzluğunu ispat eder.Ancak Albay Johnson –suçlu olmasına rağmen- yasalar gereği yargılanmaz.Çünkü ABD anayasası gereği yurtdışında işlediği bir suçtan ötürü hiç kimse ceza almaz. Serbest kalan Swagger,Albay Johnson ve Senatör Meachum’u bir orman evinde bulur. Senatör ve Albay’ı yanlarındaki adamlarıyla birlikte öldürür.

Kızgınlık ve korku dolu içindeki bir ulusun güvenini kaybeden, toplumun boy hedefi haline gelen, kendi geçmişiyle ilgili sorunları da olan Swagger, kendisi için büyük anlam taşıyan “onurunu” kurtarabilmek; hayatta kalabilmek için sahip olduğu her türlü askeri, balistik ve psikolojik beceriyi kullanmak zorundadır. Üstelik kişisel onurundan daha fazlası tehdit altındadır. Swagger düştüğü tuzak sonucunda devletin içlerine kadar bulaşmış gizli örgütü daha yakından tanır.Bu gizli örgüt, sadece iktidar açlığı çekmekle kalmayıp, aynı zamanda halkın güvenini yok etmeyi arzulayan bir örgüttür.
Filmdeki ideolojik yapılanma, Hollywood stüdyo sisteminin içinde üretilmiş ve tür olgusu taşıyan birçok filmle benzer nitelikler taşımaktadır.Bu filmde de mutluluğun anahtarı ABD bayrağı altındaki yaşam olarak sunulmaktadır.Hollywood sistemi içinde üretilmiş filmlerde zaman zaman eleştiri bulunur.Bu eleştirilerde toplumsal talepler yansıtılır.Sistemin devamı,muhafazakar bir yapıyla korunur.Shooter’da Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak ve Ortadoğu üzerinde yakın geçmişteki politikasına eleştiri noktasında sert çıkışlı replikler de bulunmaktadır.Fakat bunlar sistemin kötü olduğuna işaret etmez.Ana akım sinemaya ait birçok filmde olduğu gibi Shoteer’da da statükonun devamı doğru yol olarak gösterilmektedir.Yaşanan kötülükler,yapılan yanlışlar o dönemde görevli yönetici sınıfa bağlanmaktadır.Filmde ideoloji özellikle ABD bayrağı ile simgeleşmiş bir biçimde sunulmuştur.Ayrıca replikler arasındaki milliyetçi söylemlerde çok doğal bir durum anlatılıyormuş gibi Amerikan milliyetçi bakışı normalleştirilmektedir.Film, ABD’de 11 Eylül 2001 sonrası yaşanan paranoyayla ilgili olarak bazı söylemlerde bulunuyor.Filmin henüz başında Swagger karakteri “The 9/11 Commission Report” adlı kitabı okumaktadır.Bu kitap 11 Eylül saldırısını soruşturan komisyonun raporlarını içeren bir kitaptır.Daha sonra komisyonunun tavsiyesiyle eski NBC Haber Prodüktörü Linda Elman saldırılarda yaşananlarla ilgili olarak bir belgesel film çekmiştir.Shooter 11 Eylül olaylarını bir kitap sayesinde de olsa dile getirmiştir.Burada esas amaç, izleyicinin dönemin korkularına,kaygılarına katılımını sağlamak ve korkuların beslenmesine katkı yapmaktır.Yönetmen tür filminin bilinen bir özelliğini bu sayede yinelemiştir.ABD’nin 11 Eylül sonrası İslam ülkelerine karşı yürüttüğü dış politika ise film içinde destek görmemiş hatta eleştirilmiştir.Bu eleştiri tür filmlerinde zaman zaman karşılaşılan türden bir eleştiridir.Sistemin sorunu olarak gösterilmemiştir.

Yönetmenin daha önceki filmlerinden “Tears of The Sun” da ideolojiyi öne çıkaran bir film olmuştur. Bu film 11 Eylül sonrası çokça çekilmiş kahramanlık öykülerinden biridir.Nijerya’daki iç savaşa müdahale için giden Amerikalı askerlerin öyküsü anlatılır.Filmde Amerikan askerinin propagandası yapılmaktadır. Amerikalı askerler üstün nitelikli insanlar olarak sunulur.Nijerya’da zor durumdakileri kurtaracak kişi Amerikalı bir kahramandır.”Tears of The Sun” savaş ortamında Amerika’nın bakış açısından iyi-kötü tanımını da yapmaktadır.Filmin mesajı en genel söylemle Hıristiyanlar iyi niyetlidir, Afrikalı Müslümanlar ise vahşi ve kötüdür, bunun yanında kurtarılmaya muhtaçtır.Merhametli ve vicdanlı Amerikan askeri onları da kurtarır.

Filmin ana karakteri Bob Lee Swagger, olağanüstü yetenekli, cesur, kendisini işine adamış bir karakterdir.Bunun yanında karakterin zaaf,korku,endişe gibi insani boyutları da ele alınmıştır.Swagger,stüdyo sistemi içinde sıkça görülen stok karakterlere örnek teşkil eder.Swagger birçok Amerikalının büyük gurur duyacağı bir kahraman görünümündedir.Sarah ise duygusal,temkinli bir karakter olarak izleyiciye aktarılır. Bu iki karakter arasındaki ilişkinin şehvet ve ihtirasla ilgisi yoktur. İkisi arasında çok derin karşılıklı anlayış vardır. Birbirlerine farklı şekilde ihtiyaçları vardır. Bu ilişkinin olağanüstü masum ve şefkat dolu olduğunu söylemek mümkündür. Swagger ile Sarah’ın her ikisi de aynı erkeği kaybetmiş olmanın getirdiği trajedi duygusunun acısını yaşamaktadır. “Donnie” onların ortak yarasıdır. İkisi arasında sanki ölü erkeğin hayaleti var gibidir. Bu ilişkinin çiçeklenmesini izlemeyi büyüleyici kılan unsur ise, ikisinin de çok sevdiği ve özen gösterdiği bir erkeğin hatırasının varlığıdır. Bu engeli aşmak konusunda izleyici her ikisinin de duraksadığını görür. İkisi arasındaki ilişkinin çok sayıda duygusal katmanı vardır.
Yasa uygulayıcılar cephesinde Swagger’ın öyküsüne inanan tek insan ise, onun suikast sahnesinden kaçışına tesadüfen tanık olan çaylak FBI ajanı Nick Memphis’tir. Swagger tarafından sıkıntıya sokulmuş olmasına rağmen onun tek başına çalıştığı konusunda FBI’ın ısrarlı tutumuna bir anlam verememekte, elinde olmadan işin içinde başka işler olduğunu hissetmektedir.

Tür filmleri geleneksel dramatik yapıdadırlar.Tamamına yakını Aristo estetiğinden faydalanır.Filmler her zaman giriş-gelişme-sonuç şeklinde ilerler.Shooter da bir tür filmi olduğundan olay örgüsü dramatik yapıya uygun bir biçimde gelişmiştir.Film çatışma üzerine kurulmuştur.Çatışma iki güç arasında kuşkulu ve belirsiz bir durum yaratır.Yönetmen,bu belirsizlik sayesinde seyircinin ilgisini ayakta tutmayı hedeflemiştir.Swagger ,çatışma ve gelişme süresince çeşitli engellerle karşılaşır.Bu engelleri aşmak zorundadır.İzleyici, Swagger’ın zorlukların üstesinden geleceğini bilmesine rağmen zaman zaman şüpheye düşer.Filmin doruk noktasına kadar merak öğeleri ve yüksek tempolu gerilim izleyicinin filme katılımına yöneliktir.Bu durum dramatik ilgi kavramını açıklar.Çünkü dramatik ilgi varsa seyirci öyküye dahil olur.İlginin sürekliliği için sürpriz ilkesi gereklidir.Filmde Swagger’ın teslim olma sahnesi seyirci için sürpriz teşkil etmiştir.Swagger’ın teslim olup yargılanma süreci filmin doruk noktasını oluşturur.Seyirci bir şekilde Swagger’ın kurtulacağını bilse de yargılanma esnasında kuşkulanır.Swagger’ın suçsuzluğunu ispat etmesiyle çatışma sona erer. Swagger’ın Albay,Senatör ve adamlarını öldürme sahnesi ile kısa bir sonuç bölümü seyirciye aktarılmıştır.Seyirci de kendini kahramanla özdeşleştirdiğinden Albay ve Senatörün ölümü bir zorunluluktur.Bu durumun gerçekleşmesi seyircide rahatlamayı sağlamıştır.

Filmde “birlik öğesi” öykünün Swagger karakteri etrafında gelişmesiyle sağlanmıştır. İzleyicinin başka olaylarla ilgilenerek ana konudan sapmasının önüne geçilmiştir. Film içindeki tüm sahneler bir bütünün parçası niteliğindedir. Baştan sona gelişen olayların hepsi Swagger’ın hikâyesi gereğidir. Gereği olmayan sahne neredeyse yoktur. Ana kahraman, filmdeki çatışma ve doruk noktası olması gerektiği gibi sadece birer tanedir. Olayların tüm gelişim evreleri, karakterin hikâyesinin nihayete ermesine yönelik bir düzen içinde yerleştirilmiştir.

Shooter,70’li yıllarda çekilmiş komplo gerilim filmlerine benzemektedir.Genel itibariyle sistem içindeki “kirli” işleri yansıtan film,70’lerde işlenen konulara 2000’li yılların çağdaş bir yorumu niteliğindedir.Shooter,70’li yıllardaki komplo-gerilim filmleri gibi kurumsal güvensizlik konularına eğilmektedir.Çünkü o yıllardaki durum aslında bugün de geçerliliğini korumaktadır. Abd'de insanların çoğunluğu sistemin korunmasından yana.Ortaya çıkan olumsuz durumların sorumlusu olarak devlet kurumlarında çalışan "kötü niyetli" insanlar görülüyor.
Swagger karakteri filmin sonunda gizli güçleri öldürerek sorunu halletmiş gibi rahatlamaktadır. Filmdeki iyi-kötü çatışması böylelikle bireysel bir düzeyde kalmaktadır.Karakterin toplumsal yarar sağlama gibi bir derdi yoktur.Shooter,bu yönüyle ayrıksı durmaktadır.Çünkü tür filmlerinde genellikle toplumsal yarar,bireyselin önünde yer alır.Swagger sadece kendini temize çıkarmıştır.Kendisine zarar verenleri de ortadan kaldırmıştır.Sistem’deki çarpıklık ve sistem içindeki dönen dolaplar karakteri çok da fazla ilgilendirmez.

Filmdeki aydınlatma, birçok mekanın kullanılmasından dolayı farklılık arz etmektedir.Yüksek tempodaki dış çekimler doğal aydınlatmayla gerçekleştirilmiştir.İç çekimlerde ise dramatik aydınlatma tercih edilmiştir.Özellikle Sarah’ın evindeki çekimlerde senaryo gereği dramatik ışık kullanılmıştır.

Filmde hızlı bir kurgu kullanılmıştır. Aksiyon filmleri, doğası gereği çok fazla hareket içermektedir. Dakikalarca süren takipler ve yine patlamaların,karşılıklı çatışmaların olduğu sahneler filme tempo kazandırmıştır. Bu da hızlı bir kurguyu zorunlu kılmaktadır. Geçişlerin hızlı olması izleyiciyi filme bağlayan bir etkendir.

Filmin dış çekimlerinde oldukça çeşitli çekim ölçekleri kullanılmıştır.Ancak yine de uzak planlar daha fazla tercih edilmiştir.Özellikle takip sahnelerinde helikopterden yapılan uzak planlar oldukça fazladır.Dağdaki çekimlerde de uzak planlar kullanılmıştır.İç çekimlerde ise genellikle yakın planlar tercih edilmiştir.Karakterlerin psikolojik yönlerinin ön planda olduğu bu çekimler yakın planları gerektirmiştir.Filmde kamera hareketlidir.Bu durum Hollywood aksiyonlarının hepsinde geçerlidir.
Filmde dekor türe özgüdür.Aksiyon sahnelerinde kovalamaca sürerken dekoru geniş caddeler oluşturmuştur.Hemen her aksiyonda olduğu gibi suçlunun aranmasına paralel olarak FBI çalışanlarının bürolarındaki çalışma ortamları verilmiştir.

KAYNAKÇA:
www.sadibey.com (prodüksiyon notları)
www.sinema.com
E.ü-Sinemada Türler ders notları

2008

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder